özşeref hotel
Şimdi arkadaşlar buldum ben olayın özünü...bu ayrıksı otu aynı kişi aslında..maksat şu ; özüdoğru oteline gitmeyin ama özşeref oteline gidin...
işin abzürt kısmısına gelince : ikisi de öz ile başlıyor...
ve ikisi de şeref ve doğruluk üzrerine kurulu...
sanırım birileri bizim sabrımızı deniyor...
dayanın koçyiğitlerim, dayanın gezginlerim..bu gezgin camiası ne otlar ayıkladı..bunu da atlatır elbet...
hotel özüdoğru yalova
ya bırak kingof şunu yaa...ultrahatsız hem de..
ben diyorum ki bu hafta sonu toplanıp şu güzel otelde konaklama yapalım...oradan gemliğe geçer bişeyler yaparız...ne dersiniz? gezgin olarak bu otelin bu kadar reklamı yapılıyorsa vardır bir hikmeti-hüdası...kesin harika bir yer:)))
facebook
Dünya veya Türkiye en sonunda konuşacak bir konu daha buldu kendine "Secret" tan sonra şimdi de bir "facebook" çılgınlığıdır gidiyor...
İlk etapta tipik bir çöpçatan sitesi sandığım bu platforma üye olmakta hayli geciktim. Sonrasında izini kaybettiklerimi bulurum umuduyla üye oldum...
ve şimdi her gün İZİMİ KAYBETTİRMEK İSTEDİKLERİMe tosluyorum...Aman tanrım bu ne hazin çelişkidir network ortamında...
felek
aklıma bir şey daha geldi yazmadan edemeyeceğim...vakti zamanında şarlatan biri tarafından sunulan bir de çarkıfelek diye bi program vardı...sanırım hafızalarımızda "zonguldağın zo su" , "parmaktan sonra", "memed aliiii beeeeyyyy..çok ihtiyacım vaaaarr yardım etsenizeeee lütfeeeenn" gibi abzüürt olaylarla da yer etmiştir...(upss...sanırım baya izlemişim ben bunu yahuu)
felek
bir de muhattap kabul edilip ona buna sorulanı da var misal;
"ben ne yaptım feleğe
düştüm bitmez çileye" gibi...
özüdoğru hoteli
iyi de başka gerçekler yok mu şu yaşanası yurdumda?!?!?!?!
başka tehlikeler yok mu farkında olmadığımız!!!
bana ne o otelden yaaa...
düşüp bayılacağım şimdi...
nano uğurlama işinde ben de varım ...
biri de çıkmış sanki başka iş kalmamış gibi herkes bilsin diyor...hay allahım yaa...şeytan diyor ki..............
özüdoğru hoteli
avukatlık yapmayayım diyorum ama iki satırlık yazıyı bile özümsemeden saldıran arkadaşa tek cevabım vardır: nedir kardeşim bu karalama kampanyası?
şahsen deftere girdiğim zaman gözüme sürekli kerhane, fuhuş, otel gibi kelimelerin çarpmasından çok sıkıldım..
burası ilan tahtası oldu iyice ve yetti artık!!!
gezgin manifestosu
ramazan ayının ortasında kendini "seferi" ilan edecek, gönül verdiğin gezginle başka bir şehirde buluşulacak, elele yürünecek, o sehirde kaybolma riski yaşanacak (en sevdiim kısım), seni seviyorum diyerek ayrılanacak...
bu yumuşacık duygu sana iyi gelecek, geri dönüşte gülümseyerek, üzerine keyif sigarası yakılacak....
susmak
Susarım çünkü....<BR><BR>Kör cehalet çirkefleştirir insanları !<BR>Suskunluğum asaletimdendir. ..<BR><BR>Her lafa verecek elbet bir cevabım var...Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...
gezgin manifestosu
gezgine üye olup bir süre yazdıktan sonra sempati duyduğun yazarlara "hatırım kalır" denilmeyecek, o yazar seni "muhattap kabul etmiyorum" demeyecek...derse buna pişman olacak...ama sonrasında tadından yenmeyecek...
kayra
gökyüzündeki 21 yıldız 21 saat sonra o dileği gerçekleştirdi bilgin olsun...
kayra
istanbul'da üç güzel...<BR>ne denir ki:))<BR>telefonda debdeble konuşurken , çantasında telefon arayan mı dersin,<BR>sokak ortasında sivilce sıkıp ailemizin dermatologu ünvanını alan mı dersin,<BR>türkçe bilmeyenle türkçe konuşan mı dersin...<BR>ne dersen de...
istanbul'da üç güzel
üç güzel de istanbul'dan daha güzel...
teşekkürler ....hepsine...
viento
kadehimi senin şerefine kaldırıyorum aziz dostum...
Doğum günün kutlu olsun....
aşk
aşkı dövmek lazım kalbe terbiyesizlik ettiğinde...
istanbul
Saat farkımız çok umduğumdan daha da çok, çok
Orası İstanbul'a uzak kaldı
Gerçi İstanbul da kozmopolit,depresif,yaşama sevinçli,
Yorgun ve tarih sahibi
Ama yetmedi
Burda kalmasına yetmedi İstanbul
İstanbul ilk defa mağlup ayrıldı kendi sınırlarında aşktan
Aşk şehri Paris miş
Bir kez daha kanıtlandı...
muhasebe
Beynimi aktife, yüreğimi pasife attım.
Tutkularımı, vadesi geçmiş ertelenmiş diğer yükümlülüklere,
Düşlerimi, sayım ve tesellüm fazlalıklarına,
Korkularımı, geçmiş yıllar zararlarına,
Kaygılarımı, gelecek yıllara ait gider tahakkuklarına,
Alışkanlıklarımı, borç ve gider karşılıklarına,
Dostlarımı, özkaynaklara yazdım.
Dostluklarımın bitenini, birikmiş amortismanlara,
Seni hiç bir hesaba yazamadım.
O kadar hesapsız ve kitapsızsın ki
beynimle yüreğim arasında virman yapıp duruyorum...
sunay akın
Pencere tüllerine gelinlik diye sarılan
O küçük kız nerede şimdi?
Gemim battı çoktan
Denize inen tüm filikalarıma erkekler bindi
Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım
Kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğu ile kır beni...
sadakat
bağımlı olmak ile bağlı olmak arasındaki ince çizgi...
kayra
bu şiirin bu başlık altında olması tesadüf değil elbet...
ahmet özerin ellerinden , yüreğinden öpüyorum...celibonum seni kucaklıyorum neden bilmem ama her mısrasında beraber geçirdiğimiz bu cumartesi gecesini duyumsadım...daha yazmaya ne hacet..anlayan anladı :)))))